Baktığım şekillerin ve çizgilerin bana bir anlam ifade ettiği ve sonrasında o çizgilerin birleşip bir hikâye oluşturduğunu anladığım ilk yıllarda tanıştım çizgi romanlarla. Okuma yazma bilmeden kapıldığım o dünya, anlam veremediğim balonlar içindeki minik karakterlerin, aslında bana bir şeyler anlatmak istediğini çözdüğüm zaman daha da genişledi. Tercüman, Milliyet ve Türkiye Çocuk’ların yanı sıra, kapağındaki “Perşembe Günleri Çıkar” yazısına inat, her Çarşamba gazeteciye gelen Tarkan ve Kara Murat vazgeçilmezlerim ve en iyi arkadaşlarımdılar. Sırf bu yüzden, zaman zaman internette, özellikle Red Kit ve Daltonlar fotoğraflarını gördüğümüz Ankara

Sincan’daki Harikalar Diyarı’nı ziyaret etmemiz gerekiyordu. Yani söz konusu çizgi roman heykelleri ile dolu bir park ise, oraya gidilmeliydi, gidilecekti, gidildi…

Ankara Sincan Harikalar Diyarı Güliver VII

Parkın hiç kuşkusuz en dikkat çeken figürü, bir çizgi roman kahramanı değil, 1726’dan – eğer o zamanlar adı oysa – bir roman kahramanı. Parkın orta yerinde, yaklaşık 10 metre uzunluğunda bir Gülliver heykeli, çevresinde arkadaşımızı halatlarla bağlamış cüce askerler ve tabii ki ülkesine gelen bu devasa ve taytlı adamı izleyen kral ve kraliçe var. Hayatımıza giren ilk arama motorlarından Yahoo da, zaten Gülliver’in devler ülkesinde karşılaştığı ve kendisi ile karşılaştırılmasından nefret ettiği, ata benzeyen yaratıklardı ama bunun şu anda konumuzla bir alakası yok galiba.

Ankara Sincan Harikalar Diyarı Güliver

Girişteki kayanın üzerindeki dostumuzun, yanında bir pigme ile ormanda 10 kaplan gücünde olduğu her halinden belli oluyor. Çocukluğumda, Aslan Şükür imzalı çizgi roman kapaklarını hayranlıkla izleyip, sonrasında kurukafa mağarasından başlayarak, fısıltı ormanlarından şehre doğru uzanan bir Kızılmaske macerasına atıldığım günleri hatırlıyorum.   Sonrasında bir kovboy kasabasında buluyoruz kendimizi, bütün Kulver kalesi personeli orada. Albay Brown, Doktor Sallaso, Konyakçı… Bizim Capitan Miki nam-ı diğer Yüzbaşı Tommiks yine her zamanki gibi sütünü içmiş ama Suzi yok. Burada Suzi de olması lazım derken bu detayın hiç aklımıza gelmemesini umduk. Bu kadar güzel düşünülmüş ve yapılmış bir parkın her yerinde rastladığımız Algida şemsiyelerinin birinin altında dondurma ve içecek dolaplarının arasında, üzerine Türk Bayrağı örtülmüş bir heykel görüyoruz. Yaklaşınca örülmüş saçları ortaya çıkıyor. “Suzi’yi biz Türk yaptık ağğbiiee” diyor büfeci arkadaş. Kirasını ödediği alana giren Suzi, hali ile O’nun oluyor.   Tommiks olur da Çelik Blek olmaz mı ? Rodi ve Profesor Oklitus ile birlikte kırmızı urbalıları arıyorlar yine. Okuma yazma bilmediğim ama çizgi romanların resimlerini hayranlıkla incelediğim zamanlarda, o sıralar herkese bir şeyler ören annemden, bana Çelik Blek yeleği örmesini istediğim geliyor aklıma. Göğüs bölümündeki püskülleri ile mutlaka çıplak olarak giydiğim yeleğimle Pendik bölgesindeki kolonicilere yardım elini uzattığım o unutulmaz günler…  O zaman vahşi batıdan devam edelim. En başarılı bölümlerden biri de Düldül’ün bakışları arasında Red Kit ve Daltonların karşı karşıya geldiği alan. Asiago Çizgi Sanat Cafe Bar önünde bir set oluşturan Daltonlar, Red Kit ve Düldül’ü gel de hatırlama. Bu da başka bir maceranın konusu olsun…

Hele bir de köy var ki bu parkta, her hikâyenin sonunda verilen ziyafette köyün müzisyenini ağacın  dibinde bağlı halde görüyoruz. Asteriks ve hangi ara Oburiks olduğunu takip edemediğim Hopdediks, ahşap evlerin çevrelediği Galya köyündeler. Tabii her zaman iki kişi tarafından taşınan bir kalkan üzerinde gezen köyün şefi Taptoriks, romalı askerler ve ozanımız Kakafoniks de orada. Halit Kıvanç çevirileri ile tanıştığım kitaplarda Hokuspokus olan şimdilerin Büyüfiks’i ise bir köşede tazı hızı şerbeti hazırlıyor.

Parktaki karakterler çok fazla. Böyle bir kerede anlatılmaz. Bu projenin hayata geçirilmesinde rol oynayan herkese ve parkta her beş dakikada bir lütfen çocuklarınızı heykellerin üzerine bindirmeyin anonsu yapan güzel insana çok teşekkürler. (Bindirdiler…)

  

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir